Send to friend
Click for .pdf
Click for video


2014
                        2011
                        2010
                        2009
                        2008
                        2007
                        2006
                        2005
                        2004
                        2003
                        2001
                        2000
                        1999
                        1998
                       
Single Room


Project Restore Hope: See me/@Tütün Deposu .Next Project...
Scroll down for English
Sergiden görünü
s / Views from the exhibition










Selda Asal'a Today's Zaman Gazetesi için sorular
( Web Page:  http://www.todayszaman.com/tz-web/ )

1)    Öncelikle 'Home not Home' projesinden bahsedebilir misiniz?
Restore Hope / Umudu Onarmak   2004 te çalışmaya başladığım bir film serisinin dosya adı. Bu dosya adı altında yapmış olduğum filmlerden  sonuncuları yani 6. Ve 7 . si. 'Beni gör' , 'Ben gerçekten  de kimdim? '.
Umudu Onarmak, yaşamın ve bireyin çelişkili gerçekliğini, psikanalitik derinlikli video düzenlemeler aracılığı ile sorguluyor.

Bu dosyada ki tüm filmler ; arada kalmış, sıkışmış kendini hiçbiryere ait hissedememiş,gelecek kurgusu olmayan, yaşamın ve ölümün kıyısında gezinen, gelecek tahayyülünü yitirme noktasına getirilmiş insanları konu alıyor.
Tophane Tütün Deposunda  18 -30 Aralik arası gösterilen filmlerim  'Beni Gör ' ve ' Ben sahiden kimdim?' İsveç'te Home not Home başlıklı projenin bir parçası. Home not Home, Riksteatern (Ulusal Tiyatro Ajansı),Swedish Travelling Exhibitions, Intercult, Re:Orient, Sprong, Türkiye'den Anadolu Kültür ve Diyarbakır Sanat Merkezinin arasında
sanatsal bir işbirliğiyle gerçekleşti.Ve aynı zamanda .aynı zamanda Avrupa kültürlerarası
diyalog yılına İsveç'in katkısılarından biri..
isveç'te Göteburg, Stockholm, Malmö, Scene, Umea, Varberg gibi 18 şehirde , Almanya 'da Berlin'de, Türkiye'de Diyarbakır ve Istanbul'da gösteriliyor.


2)    Umudu onarmak serisi de bu proje kapsamında ortaya çıkan iki kısa film. Bu filmleri hazırlama süreci nasıl gelişti ve neyi anlatmayı amaçladınız?

Bu dosyada, İnsanların  hikayelerinin yaptıkları resimler üzerinden anlatıldığı kisa filmler yer alıyor..
 2004 yılında başlamış olduğum Restore Hope dosyasında;   ölüme kendisi karar verenler, yani intihar teşebbüsünde bulunmuş 13-18 yaslarindaki ergen kizlarla  2,5 yil Bakirkoy Ruh ve Akil Hastalıkları Hastahanesinde   çalıştim. Love is Fake  ve Why me? adli  iki kisa digital film yaptım.

 Ardından  2005, 2006 da  ölüm kararini bilinçle vermese bile ölümün sınırlarında yasayan  tiner, bali koklayan  gençlerle 1,5   yıl çalışmalrımın sonucunda  ' Cinlerle yarış yapmak', 'Dünya tersine dönse vazgeçmem' adli 2  digital film yaptim.

2007 yılında da  'Ölmek zor '/ 'Hard to die' adlı öldürülme tehdidi altında yaşayanlar, namus adına bir  cinayete kurban gitmemek için  yaşadıkları yerlerden kaçmış  kadın sığınma evlerinde yaşamlarını sürdüren kadınlarla çalıştım.

Ve 2008 de  son olarakta Beni gör/ 'See me', 'ben kimdim gerçekten?' / who was I for real? adlı ,  çekimlerini  Isveç'te yaptığım iki kısa film yer alıyor. Beni gör ve  'ben kimdim gercektende? adlı filmlerde ölüm ve genellikle şiddetten kaçan çoğunluğunu İsveç' li  kadınların  yer aldığı ve  aynı zamanda Filistin, Iran ve Türkiye orjinli kadınlarında zaman zaman hikayelerinin yer aldığı 11 dakikalık dijital filmler bunlar.




3)    İsveçli ve Ortadoğulu kadınların maruz kaldığı şiddet arasında nasıl benzerlik ve farklılıklar mevcut?

Şiddetin bana kalırsa herhangi bir milliyeti yok. Kadınlara yönelik şiddet her toplumda var.
Yalnızca toplumların bu olguya olan  tepkileri farklı. Türkiyeli, Ortadoğulu kadınların maruz kaldığı şiddet, bilinen farkında olduğumuz ve hatta toplum tarafından normal karşılanan bir olgu. Bir kocanın karısını dövmesinde herhangi bir neden aranmaz , adamın mutlaka haklı bir sebebi vardır düşüncesi hakimdir.
Dünyada kadınlara yönelik şiddet konusunda adı bile geçmeyen  İsveç'te yaşayan Isveçli kadınlarda ise , böyle bir durumun muhattabı olmak , olmayacak birşeydir, büyük bir utançtır. Toplumun tepkisi de böyledir. Karısına şiddet gösteren adam ayıplanır.
Olayın psikolojik boyutunda ise gözlemlerime göre, Türkiye 'de ve kadın erkek ilişkisinde benzer toplumlarda kadınlar  genelde bu özel durumlarını konu komşu, arkadaşıyla paylaşıyor.Çevresindeki kişiler bir nevi onların doğal 'psikologu' görevini yapmış oluyor.
İsveç'te   , bana  göre son derece insanların   içe kapalı yaşadığı bu ülkede , benzer durumlarda  kadınların  aileyle yada komşularlıyla ilişkileri kopuk olduğu için  daha büyük bir travma yaşıyorlar,.  Onlar için   şiddetin  muhattabı olmak , olmayacak birşey, büyük bir utanç. Isveçli kadınlar toplum içinde  dayak  yiyen bir kadın görüntüsü vermek istemediği için bunu yıllarca herkesten saklıyor . 20- -30 yıl süresince ruhsal  yada bedensel yaşamış oldukları şiddeti kendilerine bile  doğru bir şekilde tarif etmekte zorlanıyorlar. Benim saptayabildiğim ilk akla gelen farklılıklar bunlar.


4)    Daha önce de benzer şekilde başka filmler çektiniz. Onlardan da kısaca bahsetmek ister misiniz?
Geçen yıl 'Ölmek Zor' adlı dokuz dakikalik  dijital filmi Türkiye'de çeşitli Sığınma Evlerinde çalışarak  yapmıştım..  Bu film namus adına işlenen cinayetler olgusunu işlemekten ziyade, öldürülmemek için oradan oraya sürüklenen kadınların olaylar karşısında ki tepkilerini, kaçış öykülerini kısa kısa anlatıyordu.


5) Film İsveçte nasıl karşılandı ve Türkiye'de nasıl tepkiler bekliyorsunuz?

  Isveç halkı ,  kadınlara  yönelik şiddetin yalnızca Orta Doğu toplumlarına ait bir olgu olarak kabul ediyorlardı.Şiddetin  bu boyutlarda olması onları da çok şaşırttı.
Filmler  bu proje için özel olarak  hazırlanan  bir vagonda  ve insanların en yoğun olduğu meydanlarda 24 saat kesintisiz gösterildiği için çok büyük bir kitleye ulaştı.  Ve şasırmış olduklarını bana yapılan röportajlarda ki sorulardan, gazetelerde yer alış biçimlerinden anlayabiliyorum. Oysa önce de dediğim gibi şiddetin bir milliyeti yok maalesef.

6)   Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

   Sergi 18 -30 Aralik . Pazar dışında hergün 11-18: 00 arası
    Tütün Deposunda görulebilinir.


'Restore Hope': a psychoanalytic look at violence against women


Women who live under the threat of domestic violence and abuse in Sweden, one of the world's

most developed countries, have found a platform from which they can make their voices heard

through short films by Turkish visual artist Selda Asal.

Two new short films from Asal tackling violence against Swedish and Middle Eastern women

living in Sweden, 'Restore Hope: See Me!' and 'Restore Hope: Who was I really?', are currently

being screened at the Diyarbakır Art Center and at the Tütün Deposu in İstanbul's Tophane

district.

Asal shot the films as part of the 'Home not Home' project, introduced by Sweden as part of

the events for the 2008 European Year of Intercultural Dialogue and aimed at increasing

cultural cooperation between Turkey and Sweden.

Supported by the Swedish Culture Ministry, the digital films have been screened in 18 different

cities in Sweden, Germany and Turkey. They make up the fifth and sixth short films in Asal's

'Restore Hope' project, launched in 2004.

'Restore Hope' delves into questions of the paradoxical reality of the individual through

videos in psychoanalytic depth,' Asal explained in an interview with Today's Zaman.

'The subject matter of my project is the women in between; who feel stuck, who lack the

feeling of belonging somewhere; women without any dreams about the future,' she said.

Violence does not have a nationality and violence toward women exists in every society.

What varies is the reaction it draws, Asal noted. 'Violence toward Turkish or Middle Eastern

women is something that is known and, furthermore, accepted as 'normal'  by the society. 


One would not seek for a reason when a husband beats his wife -- 'Most likely there is a

good reason,' one thinks generally. But in a country like Sweden, which is never cited among

the countries where this problem is prevalent, being a woman who has experienced this

violenceis a huge shame and the reaction of the society [is huge as well]. The man who does

this would be criticized,'she said.When it comes to the psychological aspect, in Turkey or

in countries where relations between women and men are similar to those in Turkey, women

generally share their situations with their friends and neighbors, Asal noted. 'The people

around these women serve as natural psychologists for them.But in countries like Sweden,

where people are rather reclusive, according to me, the violated women experience big

traumas since their relations with their family and friends are disconnected. So they keep the

issue as a secret for many years, as they do not want to be seen as a woman who has

experienced physical violence,' she explained, adding, 'There are Swedish women who

cannot even correctly describe to themselves the violation they experienced, both physically

and psychologically, for 20 or 30 years.'

Asked about the reactions her films have received in Sweden, the artist says Swedish

people are used to thinking of physical violence against women as something that only

exists in Middle Eastern cultures. 'When they saw the limits of this violence, they were

shocked,' she said. The short films are shown in a special trailer that was prepared just for

this project. The trailer is placed in very crowded public squares and the videos play

continuously for 24 hours a day. As a result, they are seen by a large number of people.

These are Asal's first films on violence against women. Last year she made another

short film, titled 'Hard to Die,' depicting the stories of women living in shelters for victims

of domestic abuse, constantly on the run to avoid being killed. In 2005 and 2006

she worked with street children addicted to inhaling paint thinner and glue and directed

two short films to raise awareness of the issue: 'Competing with Genies' and 'I wouldn't

quit if the world turned upside down.' In 2004 she

directed two shorts titled 'Love is Fake' and 'Why me?' on teenage girls between the

ages of 13 and 18 who had attempted suicide.

'Restore Hope: See Me!' and 'Restore Hope: Who was I really?' can be seen at the

Diyarbakır Art Center and at the Tütün Deposu in İstanbul through Dec. 30 every day

except Sunday. For more information about the artist, visit www.seldaasal.com.

25 December 2008 Thursday

 






Selda Asal
17 December-10Januar 2009
Tutun Deposu
Luleci Hendek Sok. 12, Tophane
Ziyaret Saatleri / Visiting Hours
cumartesi .Pazartesi  dışında / Except Monday 11-18:00